Taşeron Haber Sitesine Hoş Geldiniz-
$ DOLAR → Alış: 2,16 / Satış: 2,17
€ EURO → Alış: 2,84 / Satış: 2,85

Kamu Şirket İşçileri Neden Örgütlenmeli?

Taşeron işçiler neden üye olmalı

Kamu Şirket İşçileri Neden Örgütlenmeli?
  • 24.04.2012

Kamu şirket personelleri derneği Zonguldak şubesinin Susma Gazetesi ile yaptığı röportajı taseronhaber.com yayın ilkelerine göre bizlere geldiği gibi yayınlıyoruz…

Taşeron İşçiler Derneği KAŞİP (Kamu Şirket Personelleri Derneği )adı altında örgütlendiler.

Kamu Şirket Personelleri Derneği Zonguldak Şubesi’nin kuruluşunu kamuoyuna duyurmak için 4 Mart’ta Zonguldak Belediye Nikâh Salonunda toplantı düzenlediler ve örgütlü yaşama adım attılar.

KAŞİP yönetim kurulu ayağının tozuyla Susma Dergisini  ziyaret etti ve sorunlarını bizimle paylaştılar.

 

 

Sevim Arı: Derneğin Kuruluş aşamasını anlatabilir misiniz?

Ferdi Gün: Biz kamu şirket personellerinin birçok sorunu var. Değişik kurumlarda çalışan arkadaşlarımız dernekleşme konusunda bir arayış içerisindeydiler. Ben de Murat Kula arkadaşımla sık sık bu konuları konuşuyor birlikte araştırmalar yapıyorduk. Bu araştırmalarımızın sonunda Genel Merkezi Urfa’da bulunan derneğimizde bağlantıya girdik daha sonra burada diğer arkadaşlarımızla da birlikte şubeleşme kararı aldık.  Var olan ve belli oranda da kendini tanıtmış olan Kamu Şirket Personelleri Derneğinin şubesi olmak burada yerel bir dernek kurmaktan çok daha mantıklı geldi bize. Çünkü biz sorunlarımızı yerelde konuşmak değil bu sorunlarımızı en genele taşımak ve sorunlarımızın çözü mü noktasında devletin yetkili makamlarına ulaşmak istiyoruz. Daha sonra yönetim kurulumuzu oluşturduk ve çalışmalarımıza başlamış olduk.

 

Sevim Arı: Zonguldak’ta sizden önce Kamu şirket çalışanlarının başka bir örgütlenmesi oldu mu?

Ferdi Gün: Daha önce sadece hastanelerde çalışan arkadaşlarımızın kurduğu bir dernek çalışması olmuştu. Fakat da ha sonra patronların tehditleri nedeni ile kapatmak zorunda kaldılar.  Bizde aynı tehditlerle karşı karşıyayız bunun bilinceyiz ama biz biliyoruz ki derneğimiz çok haklı sebeplerden kurulmuştur ve bizim arkadaşlarımızla birlik ve beraberliğimize ihtiyacımız var.

Sevim Arı: Derneğin amacı nedir?

Ferdi Gün: Derneğimizin öncelikli amacı; kamuda özel şirketlerde çalışan arkadaşlarımızın birlik ve beraberlik içeri sinde olması, bir bütün oluşturmak,  sesimizi duyurmak,  yaşadığımız sorunları kamuoyuna duyurmak ve sorunlarımız için çözüm noktası üretebilmek.

Sevim Arı: Neden yerel bir dernekle değil de merkezi Urfa’da bulunan bir derneğin şubesi olarak çalışmaya başladınız?

Ferdi Gün: Biz ilk adımımızı güçlü atmak istedik. Zaten var olan bir dernek bulunmakta.  Biz sesimizi Türkiye genelin de duyurmak için böyle bir çalışma içerisine girdik. Keşke, bundan 5 yıl önce biz akıl etseydik de başka illerden arkadaşlarımızda şube açmak için bize gelselerdi.

Sevim Arı: Örgütlenme konusunda sıkıntılar yaşıyor musunuz?

Ferdi Gün: Bizim derneğimiz gayet masumane taleplerle yola çıkmış olan bir dernektir. Derneğimize üye olan destek ve ren arkadaşlarımız var ama bir o kadar da ürken arkadaşlarımız var. Derneğe üye olduklarında patronları tarafından işinden atılma kaygısı yaşayan arkadaşlarımız, istemelerine rağmen bize üye olamıyorlar. Bizim öncelikle bu kaygıları ortadan kaldırmamız gerekiyor. Biz biliyoruz ki ne kadar çok ve örgütlü olursak o oranda da sorunlarımızın çözülür. En azından çözü mü noktasında mücadele edilir.

Sevim Arı: Kamu Şirket Çalışanlarının sorunları nedenlerdir?

 Ferdi Gün: Birçok sorunumuz var. En önemlilerinden bir tanesi bizim statümüz yok. Biz yaptığımız işlerde işin takdir edilecek yanı varsa takdirini almak fakat işimizde hata varsa da sorumluluğunu almak istiyoruz. Yaptığımız işi kamu adına yapıyoruz fakat kamu personeli görünmüyoruz. Bir örnek vereyim size, ben hastanenin ayniyat işlerinde çalışıyorum. Hastanenin bütün kırtasiye gelir gider deposu vb. hepsi bana ve birlikte çalıştığım kamu personeli olan arkadaşıma ait. Biz Sağlık Bakanlığının sitesini kullanıyoruz. Aynı işi aynı sorumlulukla yapıyor olmamıza rağmen benim o siteyi kullanma iznim yok. Memur arkadaşın bilgileriyle siteye girebiliyoruz. Yani yaptığımız işin altına imzamızı atamıyoruz.

Sevim Arı: Maaşlarınız arasında da çok fark var değil mi?

 Ferdi Gün: Ben kamu çalışanı arkadaşımla aynı işi yapıyorum ve karşılığında 700 – 800 arasında maaş alıyorum o arkadaşım 2-2300 civarında maaş alıyor.  Maaşlar arasında tam bir uçurum var. Bunun yanında onların 2 gün bizim 1 gün iznimiz var, onların yol ve yemek hakları var bizim yok.  Aldığımız para yemeğe ve yola gidiyor. Kamu çalışanının nöbet parası mesai hakkı var. Onların mesai bedelleri 80-90 lira bizim 18-20 lira. Onlar banka promosyonlarını alıyorlar bizim böyle bir hakkımız yok. Onlar her ayın belirle nen tarihinde gidip bankalardan maaşlarını alırken bizim maaşlarımız 1 ay geriden yatırılıyor. Bunu söylerken yanlış anlaşılmasın bizim birlikte çalıştığımız kamu personeli arkadaşlarımızın aldığı parada gözümüz yok. Biz 2 maaş arasındaki bu farkı bu dengesizliği devlet gidersin istiyoruz. Bizler ödemelerimizi zamanında yapamadığımız için hem bankalarda hem de çevremizde güven kaybediyoruz. Kredi kartlarımızı zamanında ödeyemediğimiz için o kısıtlı bütçelerle birde bankalara faiz ödemek zorunda kalıyoruz.  İş barışımız yok sürekli tehdit altındayız. “ tutanağı tu tarım, işten atarım, nöbet yazarım, hafta sonu çalışırsın, mesailer 1 saat uzadı, iznin iptal oldu, bu hareketin sözleşmede yok, görev yerini değiştiririm” sürekli tehdit.

Sevim Arı: Sözleşme yapmış olduğunuz işlerin dışındaki işlerde çalışıyorsunuz öyleyse

Ferdi Gün: Diyelim ki biz temizlik personeli olarak işe alındık. Bütün evrak getir götür işlerinde bir yerde ihtiyaç olmuşsa inşaat işlerinde her yerde çalıştırılıyoruz. Bir kamu çalışanını böyle çalıştırmak mümkün mü? Zaten hizmet alı mı da bu nedenle ortaya çıkmış, kamu çalışanına başka işler yaptırılamadığı için. En basit bir örnek daha vereyim. Biz şirket personeli olduğumuz için şirketin belir lediği kendi amblemi olan üniformaları biz giymek zorundayız. Biz etiketli gibi ortalıkta görünürüz.  Aynı işe yapan kamu çalışanı sivildir. Yani bizim şirket çalışanı olduğumuz her kez tarafından bilinir.

Sevim Arı: Bunun ne gidi sıkıntısı ola bilir?

 Ferdi Gün: Bizi şirket amblemli üniformayla gören vatandaşın yaklaşımı konuşma şekli bile farlıdır. Kamu çalı şanından rica eder bize emreder, bilir ki bizi patrona şikâyet ederse biz işimizden olabiliriz. Bunların bile bizim psikolojimiz üstünde büyük etkileri var. Biz şirket çalışanı bir arkadaşımız pas pas çekmişse eğer kurumasını bekleriz oraya basmayız ama kamu çalışanı vatandaş kurumadan basıp geçer. Bunlar çok basit gibi gelebilir size ama yaşayan için hiç de basit değildir.

Sevim Arı: Sizin konumunuzda iş arayanların çok olması da sizin için bir tehdit unsuru değil mi?

Ferdi Gün: Evet, şimdi biz bir sorunumuzu söylesek bize “ bu işi bulduğunuza şükredin, sizin işinizi bulamayan binlerce insan var” diyorlar. Tamam, şükredelim de şükür etmekte bir yere kadar. Biz hakkımız olanı istiyoruz, emeğimizin karşılığını gereken saygıyı istiyoruz. Dışarıdaki işsizlerle tehdit edilmek istemiyoruz. Bunları söylerken de her kesten şikâyetçiyiz anlamı da gelmesin, kurumdan kuruma insan insana değişen durumlarda var. Bizim bir çok arkadaşımız birlikte çalıştığı amirlerinde son derece memnun bunları söylemek istiyorum. Biz dernek faaliyetlerimize başladığımızda başhekimimiz yanına gittik. Kendisine derneğimizi anlattık, kendisi bizi destekledi başarılar diledi, bizi cesaretlendirdi biz buradan kendisine de çok teşekkür ediyoruz.

Sevim Arı: Milli Eğitimde çalışan kamu şirket personellerinin durumu nedir?

Ferdi Gün: Milli Eğitim çalışanları çok zor durumda. Devlet çalıştırdığı öğret mene 3 ay ekstra maaş veriyor, öğretmen mesai içinde yarım gün çalışıyor taşeron personel tam gün çalışıyor ve yılın 4 ayı işsiz kalıyor. Yaptıkları işlere göre de bir takım faklı sıkıntılar yaşayan arkadaşlarımız oluyor. Örneğin güvenlik personeli olarak çalışan arkadaşlarımız fiziksel şiddete maruz kalıyor. Güvenlik görevlisi olan kamu şirket personeli işi gereği zaman, zaman sert atmosferde fiziki güç gerektiren işler yaptığı bellidir zaten bu yüzden adı “güvenlik Görevlisi”dir. Ama 5188 sayılı iş hukukunda o kadar çok eksik var ki özel güvenlik personeline is yan ettirme noktasına gelmiştir.

Sevim Arı: Tazminat hakkınız var mı?

 Ferdi Gün: Tazminat alamıyoruz. Çünkü sözleşme yaparken biz “hiçbir hakkım yoktur” diye imza atıyoruz,  atıyoruz çünkü işi almak istiyoruz. Bizimde ailemiz çoluk çocuğumuz var. “Yok, ben bunu imzalamıyorum” dersen, “sen bilir sin iş de yok” derler. İşi almak için mecbur imza atıyorsun. Bizler geleceğe dair planlar yapamıyoruz. Herkes bir ev sahibi olmak ister değil mi? Ben diyorum ki tamam maaşımın hepsini vereyim bir ev kredisi alayım ve ev sahibi olayım. Ama bunu yapamıyorsunuz. İşinizin bir garantisi yok çıkarılırsanız da tazminat hakkınız yok. Neye krediyi ödeyip de ev sahibi olacaksınız?

Sevim Arı: Kamu şirket çalışanları neden derneğe üye olmalılar?

 Ferdi Gün: Dayanışma olarak bile birlikte olmak çok güzeldir. Şimdi bir dernek çatısı altında toplandık. En azından birbirimizin çalıştığı işyerlerine gittiğimizde o kurumdaki işimizin çabuklaştırılması için birbirimize yardımcı olabiliriz. 300 kişiyle mi, 4 bin kişiyle mi ses duyurulur? Ne kadar çok olursak o kadar çok devlete derdimizi anlatabiliriz. Sorunlarımızın çözülmesini istiyorsak eğer önce sorunlarımızı en üst makamlara iletmemiz ve çözüm istememiz gerekir bu nedenle de kalabalık ve örgütlü olmak zorundayız.

Sevim Arı: Geçtiğimiz günlerde siyasi partileri ziyaret ettiniz, sorunlarınızı ve taleplerinizi dile getirdiğiniz, sorunlarınızın çözümü noktasında somut bir çalışma yapıldı mı?

 Ferdi Gün: Biz parti ayrımı yapmadan iktidar ve muhalefet parti il ve ilçe başkanlarını ziyaret ettik. Bizim derneğimizde her siyasi partiden faklı görüşlerden arkadaşlarımız var. Dernek olarak tüm siyasi partilere aynı mesafedeyiz. Çünkü biz bir derneğiz parti değiliz. AKP İl başkanına yaptığımız ziyarette kendisi dernek çalışmalarımızı çok olumlu bulduğunu derneğe üye olunduğu için hiçbir şekilde işten atılmaların olamayacağını böyle bir durumla karşılaşılırsa kesinlikle müdahale edeceklerini ve sorunlarımızı hükümete ileteceklerini ifade ettiler.

CHP İlçe Başkanı Tarık Coşkun’a yapmış olduğumuz ziyarette de kendisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Zonguldak’a ilk geldiğinde yaptığı konuşmada da ifade ettiği gibi “biz taşeronlaşmaya karşıyız” dedi.  CHP’nin bu konuda bir araştırma yaptığını ve bu sorunların çözümü için meclise ilettiklerini söyledi. MHP İlçe Başkanı Gürkan Gülay’da dernek çalışmalarımızı desteklediğini ve her zaman yanımızda olduğunu ifade etti. Biz partiler bizim taşeron çalışanları için “şu derdimiz var çözün” diye gitmedik, kendimizi tanıttık taleplerimizi onlarla paylaş tık.

Sevim Arı: Çalıştığınız işyerlerinde değişik konfederasyonlara bağlı sendikalar var. O sendikalara üye olabilmek için çalışmalarınız var mı?

 Ferdi Gün: Bizim sendikalara üye olma hakkımız yok. Sendikal haklara sahip olamamanın ciddi dezavantajlarını yaşıyoruz. Çünkü çok fazla keyfi muamelelerle karşı karşıya kalıyoruz. Şimdi bizim dernek çalışmalarımızı görenler bize “bu derneğin sonu sendikalaşmaya gider, yakında sendika olursunuz” diyorlar.

Burada bir şeyin altını çizmek istiyorum olası yanlış anlamaları önlemek için. Biz yeni kurulmuş bir derneğiz, örgütlenmek ve sorunlarımızı en üst makamlara iletmek için varız. Ama şu aşamada sendikalaşmak gibi bir düşüncemiz yok. Ama bizlerinde sendikal hakları olursa bizlerde bireysel olarak kendimizi yakın gördüğümüz sendikalara üye olabiliriz. Ama bu aşamada bunları konuşmak için henüz çok erken.

Sevim Arı: Neden yerel bir dernekle değil de merkezi Urfa’da bulunan bir derneğin şubesi olarak çalışmaya başladınız?

 Ferdi Gün: Biz ilk adımımızı güçlü atmak istedik. Zaten var olan bir dernek bulunmakta.  Biz sesimizi Türkiye genelin de duyurmak için böyle bir çalışma içerisine girdik. Keşke, bundan 5 yıl önce biz akıl etseydik de başka illerden arkadaşlarımızda şube açmak için bize gelselerdi.

Sevim Arı: Teşekkür ederiz.

Ferdi Gün: Biz Susma’ya sizlere teşekkür ederiz bizim sorunlarımızı kamu oyu ile paylaştığınız ve bize destek verdiğiniz için

( Zonguldak Kaşip )

Tarım İşçilerini Taşıyan Minibüs Kaza Yaptı: 1 Ölü 6 Yaralı
Mersin- Silifke’de tarım işçilerini taşıyan minibüsün freni patladı. Minibüs ormanlık alana girdi. Ağaçlara çarpan minibüste 1 kişi öldü, 6 kişi...
“Taşeron Firmalar Tarihi Eser Çıkınca İhbarda Bulunmuyor”
 “Taşeron Firmalar Tarihi Eser Çıkınca İhbarda Bulunmuyor”  Bu sözler İstanbul Arkeoloji Müzesinden bir yetkiliye ait. İstanbul Üniversitesi yakınında bulunan Vezneciler...
Taşeron işçiliği yapmak istemiyoruz
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın (İEF) açılış korteji, Kordon’da Vasıf Çınar Meydanı’nda başladı. Meydanda toplanan kalabalık Tansaş Bandosu’nun müzik ziyafeti ve danslarıyla...
İşçi Taşıyan Araç Yuvarlandı: 2 Ölü 26 Yaralı
Uludağ yolunda otobüsün uçuruma yuvarlanması sonucu 2 kişi hayatını kaybederken, 26 kişi de yaralandı. Kaza sonrası yapılan kurtarma çalışmalarında 1...
Soma Faciasının Akıbeti Ne Olacak?
  13 Mayıs 2013′te, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait ocakta meydana gelen yangında 301 madenci hayatını kaybetmişti. Türkiye’yi yasa boğan...
Torba Yasada Son Durum Nedir?
Aylardır işçinin, taşeronun gözü kulağı Meclisten çıkacak Torba Yasa Tasarısında. Yaklaşık 20 milyon kişiyi ilgilendiren torba tasarı, yasalaşma yolunda ilerliyor....
İşçi Emeklileri Maaşlarında Düzenleme İstiyor
Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Kırıkkale Şube Başkanı Basri Keskin, işçi emekllilerinin yeni Başbakan’dan maaşlarının artırılmasını ve banka promosyonu istediklerini belirtti....
Hizmet-İş Sendikası Taşeron İşçilerle İlgili Toplantı Düzenledi
HAK-İŞ Konfederasyonu’na bağlı Hizmet-İş Sendikası Erzurum Şubesi taşeron işçilerin sendikalaşmasına yönelik bir toplantı düzenledi. Erzurum Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi Mavi...
Soma Faciasının Sorumlusu Bulunamıyor!
Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencimizin hayattını kaybettiği maden faciasıyla ilgili 30 Ağustos 2014′te tamamlanması gereken bilirkişi raporu hala tamamlanabilmiş değil....
İnegöl’de İşçi İskeleden Düştü
Bursa’nın İnegöl ilçesinde, bir AVM inşaatında çalışan işçi dengesini kaybetti, iskeleden düştü. İnegöl’de çalıştığı AVM inşaatının iskelesinden düşen İşçi Emrah...
Taş Ocağına Çankırı Köylülerinden Tepki
Çankırı’nın Yanlar Köyü’nde bulunan özel bir şirket tarafından kurulan taş ocağı köylüler tarafından tepkiyle karşılandı. Firma yetkililerinden köylüye yanıt gecikmedi....
Hak-İş’ten Davutoğlu Açıklaması
Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Davutoğlu’yla ilgili bulunduğu değerledirmede şunları aktardı: “Sayın Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı döneminde gösterdiği güçlü, özgüveni yüksek,...
Beko’dan Greve Çıkan 239 İşçiye Destek
Beşiktaş Belediyesine bağlı bulunan BELTAŞ AŞ’nin park, bahçe, temizlik ve bakım işlerinde çalışan DİSK’e bağlı bulunan Genel-İş üyesi 239 işçi...
“Taşeronla yavaş yavaş ölmek yerine ötenazi istiyoruz”
Dev Sağlık İş Samsun Temsilciliğine bağlı taşeron sağlık işçileri, toplu sözleşmeli, kadrolu çalışma talebiyle sokakta. Meclis kapanmadan önce gündeme gelen...
Sitemizde Yazar Olmak İstermisiniz?
Sitemiz Taşeron işçilerin en büyük haber sitesi olup, Sitemizde kendinize ait bir köşenizin olmasını istermisiniz. Taşeron işçi haklarını savunmak, taşeronla...

Etiketler: / / / / / / / / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. bekbi32 diyor ki:

    ısparta da büronuz var mı

YORUM YAZ